Hz. Nûh (a.s)'ın Yaşadığı Müddet

Hz. Nûh (a.s) uzun bir müddet yaşamıştır. Bundan dolayı da çok ömürlü olmuştur. Zira Hz. Nûh (a.s) ömür bakımından peygamberlerin en uzun ömürlü olanı ve mücadele bakımından da onlardan en fazla olanı idi. Çünkü Hz. Nûh (a.s), birçoğunun tahammül edemeyeceği eziyetlere tahammül etmiş, kavmini, gece-gündüz ve açık-gizli olarak Allah'a davet etmiş ve onların arasında 950 sene kalarak onlara vaaz etmiş, hikmetle ve nasihatle onları putlara tapmaktan men edip bir olan Allah'a ibadet etmeye çağırmıştır. Fakat Hz. Nûh (a.s) bu yaptıklarının karşılığında onlardan, yalanlamanın, zulmün, yüz çevirmenin ve zorbalığın bütün şekliyle karşılaştı. Zira onların kalpleri taştan daha katılaşmış ve akılları demirden daha da sertleşmişti.

Hz. Nûh (a.s) onların arasında uzun bir müddet kaldığı halde onlardan çok azı iman etmişti. Nitekim Yüce Allah, bu durumu şöyle haber vermektedir:

"Çok az kimse onunla (yani Nuh'la) birlikte iman etmişti." (Hûd:40)

Hz. Nûh (a.s) ile birlikte iman edenlerin sayısı hakkında çeşitli görüşler vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

a. Bazı tefsirciler; Hz. Nûh (a.s) ile birlikte iman edenlerin sayısını on kişi olarak bildirmektedir ki bunlar, Hz. Nûh (a.s) ile birlikte tufan esnasında gemiye binen kimselerdir.

b. Diğer bazı tefsirciler de; Hz. Nûh (a.s) ile birlikte iman edenlerin sayısını kırk kişi olarak bildirmektedir.

c. İbn Abbas'tan nakledilen Sahîh rivayete göre, onlar kadınlarıyla birlikte seksen kişi idiler. (Bu rivayet için b.k.z: Fahreddin er-Râzî, Tefsir-i Kebir, l7/228; Kurtubi, el-Câmiu li Ahkâmi'l-Kur'an, 9/35; İbn Kesir, el-Bidâye ve'n-Nihâye. l/98; Taberî, Tarîhur-Rüsûl ve'l-Mülûk, l/95.)

İşte bu son görüş, Hz. Nûh (a.s) ile birlikte iman edenler hakkındaki tefsircilerin görüşlerinden en güvenilir olanıdır. Çünkü onlar Allah tarafından boğulmaktan kurtulmuştur. Hz. Nûh (a.s)’ın bu sıkıntılı musibetler ile yaşadığı bu uzun müddet zarfında -ki, bu peygamberlerden sabır sahibi olan ulu'l-azm peygamberlerin tahammül etmeye güç yetirebileceği sıkıntı, kendisini müdafaa, zulüm, bela vb. şeylerle dolu olan zor bir hayat devresi sırasında- nail olduğu zorluğun sınırının ortaya çıkması da bunu göstermektedir.

İşte bütün bunlardan dolayı Hz. Nûh (a.s); Yüce Allah'ın, yaratılmışların efendisi Hz. Muhammed (s.a.v)'e hitaben geçtiği:

"(Ey Muhammed) Peygamberlerden "ulu'l-azm" (yani azim sahibi) olanların (eziyetler, sıkıntılar vb. şeyler, karşısında) sabrettiği gibi sen de (onlar gibi) sabret. " (Ahkâf: 46/35) bu sözünde zikredilen ulu'l-azm peygamberlerdendir. Zira Yüce Allah, bu sözünde, Hz. Muhammed (s.a.v)'e, ulu'l-azm peygamberlerin metodu ve yolu üzere yürümeyi emretmiştir.

Ulu'l-azm peygamberler ise beş kişi olup şunlardır:

1. Hz. Nûh (a.s)

2. Hz. İbrahim (a.s)

3. Hz. Mûsâ (a.s)

4. Hz. İsa (a.s)

5. Bunların en sonuncusu ise Hz. Muhammed (s.a.v)'dir. (b.k.z: Hakim, Müstedrek. 2/546.) Allah'ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun.

Bazı tarihçilerin naklettiğine göre; Yüce Allah, Hz. Nûh (a.s)'ı kavmine Peygamber olarak gönderdiğinde o, 50 yaşındaymış. Onların arasında 950 sene kalmış ve kavminin helak edilişinden sonra da 350 sene daha yaşamış. Buna göre Hz. Nûh (a.s)’ın ömrü, l350 sene olmuş olur.

Asıl itibariyle bu görüş, Tevrat'tan nakledilmiştir. (Tevrat, Tekvin. 7/6; 9/28-29) -Bu görüşün kendisinde kalbin tam olarak mutmain olmayacağı Tevrat'ın naklettiği diğer rivayetler gibi mübalağa vardır- Halbuki Tevrat'ın naklettiği bu görüşü almakla, Kur'ân-ı Kerîm'in anlattığı

"(Nûh kavmine Peygamber olarak gönderilişinden itibaren onların) aralarında "elliyıl" müstesna olmak üzere bin yıl kaldı." (Ankebût: 29/14) bu görüşü terk etmekteyiz. İşte bu ayeti kerime, delaleti kati ve yakın bir sabitlikle sabit olmuştur.

Bundan dolayı bizim, Kur'an'ın belirttiği görüşün dışında kalan rivayetlere ve haberlere ihtiyacımız yoktur. (Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 306-309.)