Hz. Ya'kûb (a.s)'ın Hayatı
Tarihçilerin kaydettiğine göre; Hz. Ya'kûb (a.s), Ken'anlıların ülkesi (Filistin)'de dünyaya geldi. Babası Hz. İshâk (a.s.)'ın himayesi altında büyüdü. Annesi Refka, ona; Ya'kûb'un kardeşi Ays (îs)'ın, Ya'kûb'u (ölümle) tehdit ettiği ve Ya'kûb'a zarar vermesinden korktuğu için, Irak'taki Babil ülkesinde yaşayan dayısı Lâbân'ın yanına gitmesini ve (Ays'ın öfkesi yatışıncaya kadar) orada ikamet etmesini istedi.
Hz. Ya'kûb (a.s), annesinin isteği üzere dayısına gitmek üzere yola çıktı. Akşam olunca, yolda bir yerde yatıp uyudu. Rüyasında, meleklerin, kendisini, göğe çıkarıp Rabbiyle konuştuktan sonra geri indirdiklerini gördü. Rabbi, ona: "Seni mübarek kılacağım. Soyunu çoğaltacağım. Zaten bu toprakları, senin çocukların ve torunların için yarattım" diyordu. Gördüğü rüyadan dolayı uykudan neşe içinde uyandı ve rüyayı gördüğü o yerde Allah için bir mabet yapmayı adadı. (Bir daha gel-diğinde) o mekanı tanıyabilmek için orayı yağla boyadı ve orayı "Beytu İl" (Beytullah = Allah'ın evi) diye adlandırıp Hicr denilen yere yöneldi... Orası, bugün Hz. Ya'kûb (a.s) 'm inşa ettiği Beytü'l Makdis (Mescidi Aksa)'in bulunduğu yerdir. Daha sonra Hz. Yakûb (a.s) yoluna devam edip Irak'taki dayısının yanına vardığında dayısının iki kızı olduğunu gördü. Büyüğünün adı Leyyâ ve küçüğününki ise Râhîl idi... Hz. Yakup (a.s) dayısından evlenmek için küçük kızı Râhîl'i istedi. Râhîl, diğerine göre çok güzel ve daha alımlıydı. Dayısı, 7 yıl kendisine hizmet etmesi ve koyunlarını otlatması karşılığında kızını ona vereceğine söz verdi.
Belirtilen müddet geçince, dayısı bir yemek ziyafeti hazırlayıp insanları bu yemeğe çağırdı. Sonra büyük kızı Leyyâ'yı geceleyin Ya'kûb'un gerdek odasına soktu. Leyyâ, çirkin görünümlü ve gözlerinin feri zayıflamış bir kızdı. Sabah olunca Hz. Ya'k'ûb birde baktı ki, Leyyâ ile evlenmiş. Hemen dayısının yanına gidip ona:
- 'Beni aldattın. Ben senden Râhîl'i istemiştim' dedi. Dayısı da, ona;
- 'Evde büyük kız dururken küçüğünü kocaya vermek bizde Âdet (sünnet) değildir. Eğer Râhîl'i istiyorsan, bana 7 yıl daha çobanlık et. Onu da sana vereyim' dedi. Bunun üzerine Hz. Ya'kûb (a.s) 7 yıl daha dayısına çobanlık etti. Müddet do-lunca, Râhîl ile evlendi. Böylece Hz. Ya'k'ûb (a.s), iki kız kardeş ile evlenmiş oldu. Onların şeriatında bir erkeğin iki kız kardeş ile bir arada evli bulunması yasak olmayıp caizdi. Bu uygulama daha sonra, İslam şeriatında da olduğu gibi, Tevrat şeriatı ile nesh edildi. (Taberî, Tarîhu'r-Rüsûl vel-Mülûk, i/320; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 1/182)
Lâbân, her iki kızına birer cariye hediye etti. Leyyâ'ya hediye ettiği cariyenin Adı "Zülfa", Râhîl'e hediye ettiği cariyenin adı ise "Belhâ" idi. Her iki kadın da, cariyelerini, Hz. Ya'kûb'a hediye etti. Sabah olunca, Ya'kûb'un yanında 4 kadın olmuştu. Bu kadınlar, Hz. Ya'kûb (a.s) için, "Esbât" (İsrail oğulları kabileleri) denilen 12 çocuk dünyaya getirdiler. Hz. Ya'kûb'un Leyyâ'dan 6 çocuğu dünyaya gelmişti. Bunlar:
1. Rûbîl, 2. Şimon, 3. Lâvı, 4. Yahûzâ, 5. İsâhir, 6. Zâbilûn. Rûbîl, Hz. Ya'kûb'un en büyük çocuğudur. Hz. Mûsâ (a.s), Lâvînin soyundan gelmiştir.
Yahudi kelimesi ise Hz. Yakup (a.s)’ın oğullarından biri olan 'Yahûzâ"dan alınmıştır.
Râhîl' ise iki oğlan çocuğu doğurmuştu. Bunlar: 1. Hz. Yûsuf (a.s) 2. Bünyâmîn.
Râhîl'in cariyesi Belhâ'nın iki erkek çocuğu dünyaya gelmişti. Bunlar:
l.Dân, 2. Niftâlîidi.
Leyyâ'nm cariyesi Zülfâ'nın ise iki çocuğu olmuştu. Bunlar:
1. Câd, 2. Eşîr idi.
Böylece Hz. Ya'kûb (a.s)'ın 12 çocuğu oldu. 6'sı Leyyâ'dan, 2'si Belhâ'dan ve 2'si de Zülfâ'dan dünyaya gelmişti. Bunların hepsi; rüyasında 12 yıldızın, Güneşin ve Ay'ın kendine secde ettiği Hz. Yûsuf’un kardeşleri idi. Bu konu, yakında Hz. Yûsuf (a.s)’ın kıssasında anlatılacaktır.
Hz. Ya'kûb (a.s)’ın çocuklarının her birinden bir Yahudi kabilesi oluştu.
Tarihçiler derler ki: "Bünyâmîn hariç Hz. Ya'kûb (a.s)'ın diğer bütün çocukları, Hz. Ya'kûb (a.s) Irak'ta dayısının koyunlarını otlattığı sırada doğmuştu. Bünyâmîn ise, Hz. Ya'kûb (a.s)'ın, Filistin'deki Ken'anlıların ülkesindeki vatanına döndükten sonra doğmuştu. (Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 576-578)